Allah'a Saygının Önemi...
| Dini Sohbetler - Dini Sohbetler |
Talâk Suresinin 2. Ayetinin son kısmında, 3. Ayetinde, yine 4. 5. Ve 7. Ayetlerinin son kısımlarında belirli bir olayla sınırlandırılmaksızın ve soyut ifadelerle, Mü’minin hayat görüşüne temel teşkil etmesi gereken bazı prensiplere yer verilmektedir.
1.<Kim Allah’a saygısızlıktan sakınırsa; O, kendisine bir çıkış yolu gösterir. Ve onu hiç beklemediği yerden rızıklandırır.>
<Kim Allah’a dayanıp güvenirse; O, kendisine yeter. Şüphesiz Allah dilediği şeyi sonuca ulaştırır. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.>
<Kim Allah’a saygısızlıktan sakınırsa; Allah ona işinde bir kolaylık verir.>
<Kim Allah’a saygısızlıktan sakınırsa Allah onun kötülüklerini örter. Ve ecrini, mükâfatını büyütür.>
<Allah kimseyi kendi verdiğinden fazlası ile yükümlü tutmaz.>
<Allah bir güçlüğün ardından bir kolaylık sağlayacaktır.>
2.Buna göre mü’mine; bütün sıkıntılı hayat olaylarında davranışlarına, bu ilkelere göre çeki düzen vermesi gerektiği hatırlatılmaktadır.
3.Bu ifadelerle ilgili izahları şöyle özetlemek mümkündür:
Bir mü’min daraldığında hayırlı çıkış yolunun ne olduğu hususunda kendini şartlandırmamalı, Allah’tan gelecek sonucun kendi hayrına olacağına inanmalıdır ki;
“Allah’a saygısızlık etmekten sakınan kişiye O, her daraldığında bir çıkış yolu gösterir. Bir kolaylık, bir tahammül gücü verir. Kusurlarını örter ve hak ettiği mükâfatı asla esirgemez.
Mesela evlilik konusunda kişi kendini ne kadar güçlü ve akıllı görürse görsün, hakkında hayırlı olan çözüm için Allah’tan yardım dilemelidir. Aksi takdirde karşılaşacağı sonuçlar kendi doğrularının, saplantılarının yanlışlığını ortaya koyarsa manevi yıkıma uğraması kaçınılmazdır…
Ama; adaleti, iyiliği, erdemi ve sağ duyuyu esas alıp doğruya ulaşmak için çaba gösterdikten sonra kendi saplantılarına yapışıp kalmadan hayırlı olana eriştirmesi için Allah’a yalvarırsa, karşısına çıkacak sonuç ne olursa olsun bunu gönül huzuru ile kabullenebilir. Ve çekeceği sıkıntılar için Allah’tan ecir (ödül) bekleyebilir.
Nitekim 3.ayette Allah’u Teala böyle davranan kulunu hiç ummadığı, hesap etmediği bir zamanda, yerde ve şekilde rızıklandırır. Ona maddi ve manevi rahatlama sağlar.
Kişi Allah’a tam bir teslimiyet içinde O’na dayanıp güvenirse, artık boşluğa düşme endişesi taşımaz. Ama kulların tercihi ne olursa olsun, hiçbir şey Allah’ın iradesini sınırlandıramaz. O, hükmünü yürütüp yerine getirir. Unutulmamalıdır ki; Allah imtihan için var ettiği dünya hayatını ve evrendeki her şeyi dengeler üzerine kurmuştur. Ölçüler koymuştur. Kulun bu ilahi yasaları yok sayması ve üzerine düşeni ihmal etmesi tevekkül olarak nitelenemez. Herkes kendine verilen imkanlar ölçüsünde sorumludur. Ama, mü’min bir sıkıntıdan sonra bir ferahlığa kavuşacağı ümidini daima korumalıdır.
Çünkü <Allah, bir güçlükten sonra bir Kolaylık Sağlayacaktır.> diyor, Kur’an….
Mehmet İLDENİZ - 12.10.2011
| < Önceki | Sonraki > |
|---|