RESİM ALBÜMÜ (Resime Tıkla)
ANKETİMİZE KATILINIZ
Tepreş Şenliklerini Beğendiniz mi?
 
KİMLER ÇEVRİMİÇİ
Şu anda 7 konuk çevrimiçi
İSTATİSTİKİ BİLGİLER
Üyeler : 27
İçerik.. : 70
İçerik Tıklama : 70935
ÜYE GİRİŞİ
SİTE İÇİ ARAMA YAP
Ana Sayfa HAKKIMIZDA Mehmet İldeniz İle Dini Sohbetler

Dini Sohbetler

MÜMİN NASIL OLUR ?

Dini Sohbetler - Dini Sohbetler

MÜMİN NASIL OLUR ?

İslam Allah’ın dini, Hz.Muhammed (S.A.V.) Allah’ın son elçisi, Kur’an ise hem Hz. Muhammed (S.A.V.)’in Peygamberliğinin bir belgesi, hem de Allah’ın insanlardan istediklerini ifade eden bir ilahi kitaptır.

Allah’ü Teala Kur’an-ı Kerim’inde şöyle buyurmaktadır:

<<Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah’a ve Peygamberine iman ettikten sonra şüpheye düşmeyip, Allah yolunda malları ile canları ile cihad ederler. İçleri dışları bir olanlar işte bunlardır. (Hucurat-15)

Bir kimsenin gerçek iman etmiş olması için kendisinde şu inanç ve davranışların gerçekleşmiş olması gerekmektedir:

1-İslam Dininin taleplerini yerine getirirken bunların Allah ve Resûlünün emirleri olduğuna, Allah’tan geldiğine, O’nun emirlerine itaat etmenin insana dünya ve Ahiret mutluluğunu sağlayacağına, kalbi ve gönlü ile de iman etmiş, inanmış olmak.

2-Bu inancında asla şüpheye düşmemek. Aklı ve duyguları ile ikna olmuş, bu inanca bağlanmış bulunmak. Yani, Allah’a bağımlı olmak.

3-İslamı ve müslimanları korumak, dinin güçlenmesi için mali ve bedeni gayretlerle çalışmak, çabalamak, olanca gücünü harcamak.

<<Erkek veya kadın her kim Mü’min olarak iyi bir iş yaparsa, muhakak ona güzel bir hayat yaşatacağız ve yapmakta oldukları işlerin daha güzeli ile mükafatlarını mutlaka vereceğiz>> Nahl-97

 

DİN İÇİNDE HÜRRİYET

Dini Sohbetler - Dini Sohbetler

DİN İÇİNDE HÜRRİYET

Din, serbest irade ile benimsenen ve hayatı topyekün saran bir doktrin, bir yaşam tarzı, insan için adeta ikinci bir tabiattır.

Din, iman ve İslam terimlerinin üçü de <<itaat ve boyun eğme>> manası taşır. Bu itaat sadece Allah’a ve O’nun talimatını söz ve fiil ile bize tebliğ etmesi açısından Hz. Peygamberimiz (S.A.V.)’e dir.

Dini hayat ilk bakışta bir hürriyetsizlik gibi görünüyorsa da içine girildikten sonra onun insanı yücelltiği, ebedileştirdiği ve ruh dünyasındaki bütün hürriyetsizliklerini bertaraf ettiği görülür.

Genellikle insan, içinde bulunduğu çevreyi ve alışageldiği hayat tarzını değiştirmeye karşı direniş gösterir. Ve bunu bir hürriyetsizlik zanneder. Halbuki bu tutum onun fizyolojik ve psikolojik gelişmesine engel teşkil eder.

Mesela döl yatağındaki çocuğun dünyaya gelişi, dünyadaki insanın kabir ve berzah hayatına intikali ve nihayet ölümsüz Ahiret hayatına geçiş, insanın direnmek istediği fakat onun için mukadder olan değişim ve gelişimlerdendir.

Din ise insanın manevi güçlerini geliştirerek dünyada sadece Yüce Yaratıcıya bağımlı olmasını ister. Ahirette de onu ebediyete hazırlamayı amaçlar. Bu bakımdan din basit sathi ve aceleci bakışlara göre hürriyete engel oluşturmakta, uzak planda ise olabildiğince sınırsız hürriyetler sağlamaktadır.

Mehmet İLDENİZ -06.12.2011

 

Allah'a Saygının Önemi...

Dini Sohbetler - Dini Sohbetler

Talâk Suresinin 2. Ayetinin son kısmında, 3. Ayetinde, yine 4. 5. Ve 7. Ayetlerinin son kısımlarında belirli bir olayla sınırlandırılmaksızın ve soyut ifadelerle, Mü’minin hayat görüşüne temel teşkil etmesi gereken bazı prensiplere yer verilmektedir.

1.<Kim Allah’a saygısızlıktan sakınırsa; O, kendisine bir çıkış yolu gösterir. Ve onu hiç beklemediği yerden rızıklandırır.>

<Kim Allah’a dayanıp güvenirse; O, kendisine yeter. Şüphesiz Allah dilediği şeyi sonuca ulaştırır. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.>

<Kim Allah’a saygısızlıktan sakınırsa; Allah ona işinde bir kolaylık verir.>

<Kim Allah’a saygısızlıktan sakınırsa Allah onun kötülüklerini örter. Ve ecrini, mükâfatını büyütür.>

<Allah kimseyi kendi verdiğinden fazlası ile yükümlü tutmaz.>

<Allah bir güçlüğün ardından bir kolaylık sağlayacaktır.>

2.Buna göre mü’mine; bütün sıkıntılı hayat olaylarında davranışlarına, bu ilkelere göre çeki düzen vermesi gerektiği hatırlatılmaktadır.

3.Bu ifadelerle ilgili izahları şöyle özetlemek mümkündür:

Bir mü’min daraldığında hayırlı çıkış yolunun ne olduğu hususunda kendini şartlandırmamalı, Allah’tan gelecek sonucun kendi hayrına olacağına inanmalıdır ki;

“Allah’a saygısızlık etmekten sakınan kişiye O, her daraldığında bir çıkış yolu gösterir. Bir kolaylık, bir tahammül gücü verir. Kusurlarını örter ve hak ettiği mükâfatı asla esirgemez.

Mesela evlilik konusunda kişi kendini ne kadar güçlü ve akıllı görürse görsün, hakkında hayırlı olan çözüm için Allah’tan yardım dilemelidir. Aksi takdirde karşılaşacağı sonuçlar kendi doğrularının, saplantılarının yanlışlığını ortaya koyarsa manevi yıkıma uğraması kaçınılmazdır…

Ama; adaleti, iyiliği, erdemi ve sağ duyuyu esas alıp doğruya ulaşmak için çaba gösterdikten sonra kendi saplantılarına yapışıp kalmadan hayırlı olana eriştirmesi için Allah’a yalvarırsa, karşısına çıkacak sonuç ne olursa olsun bunu gönül huzuru ile kabullenebilir. Ve çekeceği sıkıntılar için Allah’tan ecir (ödül) bekleyebilir.

Nitekim 3.ayette Allah’u Teala böyle davranan kulunu hiç ummadığı, hesap etmediği bir zamanda, yerde ve şekilde rızıklandırır. Ona maddi ve manevi rahatlama sağlar.

Kişi Allah’a tam bir teslimiyet içinde O’na dayanıp güvenirse, artık boşluğa düşme endişesi taşımaz. Ama kulların tercihi ne olursa olsun, hiçbir şey Allah’ın iradesini sınırlandıramaz. O, hükmünü yürütüp yerine getirir. Unutulmamalıdır ki; Allah imtihan için var ettiği dünya hayatını ve evrendeki her şeyi dengeler üzerine kurmuştur. Ölçüler koymuştur. Kulun bu ilahi yasaları yok sayması ve üzerine düşeni ihmal etmesi tevekkül olarak nitelenemez. Herkes kendine verilen imkanlar ölçüsünde sorumludur. Ama, mü’min bir sıkıntıdan sonra bir ferahlığa kavuşacağı ümidini daima korumalıdır.

Çünkü <Allah, bir güçlükten sonra bir Kolaylık Sağlayacaktır.> diyor, Kur’an….

Mehmet İLDENİZ -  12.10.2011

 

Mehmet Hoca'dan Kur'an-ı Kerim

Dini Sohbetler - Dini Sohbetler

 

İslam'da Allah İnancı

Dini Sohbetler - Dini Sohbetler

İSLAM'DAKİ ALLAH İNANCININ ÖNEMLİ BİR ÖZELLİĞİ

 

ALLAH Kainatı yaratan ve idare eden en yüce varlıktır. İslamiyet, yaratıcısını tanıyan ve O'na yaklaşmak isteyen kişiyi <Mü'min> ve <Mütteki> telakki etmiş, cinsiyetine ve soyuna bakmadan o kişinin Allah nezdinde en değerli insan olduğunu kabul etmiştir. (Hûcurat Suresi 13. Ayet)

 

Kur'an da geçen Allah'ın Güzel İsimlerinden (Esma-ül Hüsna) biri de <Mevla> dır.

-<Allah'a sarılın. O sizin Mevla'nızdır. O ne güzel Mevla ve ne de güzel Yardımcıdır.!!!>

(Hac Suresi 78.Ayet) buyurulur.

Buna göre Kur'an terminolojisinde Mü'min = Allah'ın dostu, Allah ise Mü'minin hem dostu hem de Efendisidir. (Allah'ın Sahip ve Malik Sıfatları)

 

Mevla'da aslolan mana Sevgi ve Manevi yakınlıktır. Mevla kelimesi Allah'a izafe edildiğinde Manevi yakınlığın <Sevme, koruma, yardım etme, tasarruf ve himayesi altında bulundurma> gibi anlamları öne çıkar. Ayrıca Allah'ın VEDÜD (Çok seven, çok sevilen) ismi ile de anlam yakınlığı bulunur.

 

Buna göre ALLAH ölümsüz dost, biricik dost'tur. Aldatmayan, ayıp aramayan, hep affeden, yüzüstü bırakmayan yegane dosttur.

Yapayalnız kaldığımız anlarda bize şahdamarımız gibi sokulup derdimizi dinleyen, bizi sarıp kucaklayan, ısıtan, sessiz akan gözyaşlarımızı silen, çok merhametli ve şevkatli dost ve sahip çıkan ALLAH'tır.

Hayır sahibi, bolluk veren ve Elçisi (S.A.V.) vasıtası ile insanları İrşad eden ALLAH-U TAALÂ'dır.

Kuldan istenen ise O'nun dostluğuna inanıp teslim olmaktır. Kısaca Müslüman olmak ve O inanca boyun eğmektir.

 

M.İLDENİZ - 05.Temmuz.2007